Rugan Ayakkabılı Teğmen
Gece olduğunda ay yoksa, yatakhanenin pencerelerinden görünen gökyüzünde pır pır yanıp sönen yıldızlar ne kadar çoktu...

Hayalleri
tutuşturan bol yıldızlı gökyüzünün allında, anne kucağından uzakta
uyuyan çocuklar, yıllar sonra diplomalarını aklıklarında yıldızlar her
birin omuzlarına konacak, teğmen olup hayatın akışına katılacaklardı.
Omuzlarındaki yıldız sayısı çoğaldıkça parıltıları artacak, göz
kamaştıracaklar ama yollan da birbirinden ayrılacaktı. Bazısı ülkülerle
çarpan kalbinin sesini dinledi, özgürleşmek ve özgürleştirmek istediği
hayattan bir yıldız gibi kaydı; insani değerlerini ve özlemlerini miras
bırakarak. Ve Türkiye, kendi çocuklarının yasını tutmadı.
Rugan Ayakkabılı Teğmen, öncesi ve sonrasıyla 12 Eylül Darbesi`nin
titreşimlerini kanında iliğinde yaşayan, erozyona uğramış bir toplum
içinde kendi olmaya ve kalmaya çalışan teğmenlerin odağında yaşadığımız
bir toplu kıyıma bakıyor, belleğimizi tazeliyor.
| 289 okunma | 2010-04-18